15 Şubat 2010 Pazartesi

Galatasaray Ruhu; İnanmaktır, Yardımlaşmaktır, Paylaşmaktır.( Atletico Madrid Maçı Öncesi Bir Analiz)



GALATASARAY RUHU, İNANMAKTIR!

Galatasaray da bugünlerde yaklaşan Atletico Madrid maçı öncesi teknik direktör frank rijkaard ve ekibinin bu maçı kazanmanın tek yolunun galatasaray'ın avrupa ruhunu ortaya çıkartmak olduğunu biliyorlar.
Bunun içindir ki, maç öncesi bile kamp yapmayan takım şuanda antalyada kapmtadır..
Bunun içindir ki, kaptan Arda Turan benim aşkım Galatasaray deyip 14 şubatta kampa katılmıştır..



Hakan Şükür: 2000 ruhu sadece 2000'e ait bir ruh değil. Gerçek ruh onun oluşumu. Futbolda yetenek olmazsa hiçbir şey olmaz. Ama yeteneğin yanına o hırsı, o ruhu sokabilirseniz çok anlamlı başarılar yakalarsınız. Futbolun gerçek temeli, beraber hareket etme duygusudur. Takım ruhu başarıyı getirir, onun dışındakiler ise maç veya günlük başarılar kazandırır.

Bülent Korkmaz: Oyuncunun kendi pozisyonunda oynaması önemli ama takım halinde ve TAKIM RUHUYLA oynadığınız zaman kimin nerede oynadığı önemli değil

Georghe Hagi: 10 numarayı bulmak kolay bir şey değil ama bana göre en iyisi zaferi kazanabilecek takımı kurmak, RUHU vermek en zor olaydır.



PEKİ AMA NASIL SAĞLANIR BU TAKIM RUHU?

Takımdaki arkadaşlık, bireysel değil bütün olarak hareket edebilme, birlikte inanmak, birlikte düşünmek,yardımlaşmak, paylaşmak gibi onlarca psikolojik sosyolojik nedenleri mevcuttur. Ancak konu futbol takımı olduğunda sadece bu sayılanlar yetmez! Bir futbol takımının ruhunu oluşturabilmek ve bunu rahatça sahaya yansıtabilmek için en önemli faktör tabi ki taktiksel dizilişdir..
Şmdi bu taktiksel dizilişi galatasaray ruhuyla anlatmaya çalışalım..


GALATASARAY RUHU, YARDIMLAŞMAKTIR!

Burada hemen belirtmek isterim ki, bu maç için kilt nokta ne forvette ne kanatta nede defansta kimin oynayacağı. Bu maç için esas soru Ralph Elano Blumer'in nerede oynayacağıdır. Yani Rijkaard'ın Galatasaray'a geldiği günden beri tartışılan 4-3-3'ün orta sahası 1+2 mi (Mehmet Topal+ önünde Sarp ve biraz ucda Elano) yoksa 2+1 mi (Topal ve Sarp+ önlerinde Elano) yada 4-2-3-1 dizilişle mi ( Topal, Sarp önliberosu forvet arkası Elano) oynanacağı sorusu bu maç içinde gündemin en sıcak konusu bana göre.

Bu orta saha tartışmasını açmadan önce rakip Atletico Madride bir göz atalım. Önce Atletico Madrid'in ofans yönüne bakalım.

ATLETİCO MADRİDİN OFANSI GALATASARAYIN DEFANSI:

Madrid ekibinin ligde bulduğu gollerin analizi








not: organize goller nasıl oluyor? Oyuncuların bireysel yeteneklerini kullanarak ceza sahasına yakın drive etmeleri ve topu Forlan'a, topu getiren Agüero değilse Agüero'ya, veya arkadan gelen ve bu şekilde bu sezon iki gol bulan Jurado'ya gönderiliyor. Bu oyunculara da tek vuruş yapmak kalıyor.

Bu tabloya bakıldığında Madrid'in topu yerden ve ortadan oynadığını golleri genelde bu noktadan bulduğu görebiliriz. Burada galatasaray savunmaı arasındaki yardımlaşma çok önemli bir etken olacaktır Bu noktadan yola çıkarak 3 önemli noktayı vurgulamak istiyorum.

1.) Galatasaray'ın servet gibi ağır ama hava hakimiyeti yüksek bir oyuncuya bu maçta hiçde ihtiyaç duymayacağı. Son iki maçta olduğu gibi neil ve emre güngör ikilisinin bu maç için en iyi seçim olacağını Frank Rijkard haftalar öncesinden sezmiş olacak ki son maçlarda defansı emre ve neil ikilisinden yana kullanıyor. Ayrıca Lucas Neil ve Emre Güngör ikilisinin kademe anlayışındaki yardımlaşmasıda gözden kaçırılmamalı.

2.) Galatasaray'ın 2 li önlibero ile oynaması gerektiği açıkca ortada. Çünkü savunma arasına atıla toplar, ikinci toplar, organize ataklar ve kontratak pozisyonlarını önlemenin en iyi yolu etkili bir ön liberodur. Bu nedenle galatasaraın burayı 2 oyuncuyla kapatması madrid hucumunu önemli ölçüde durduracağı düşüncsindeyim.işte burada, Lucas Neil, Emre Güngör ve Mehmet Topala yardımcı olacak kişi Mustafa Sarptan başkası deil.

3.) Galatasaray'ın sol bekinde Hakan Balta ve sol açıkta da Caner Erkin oynamalı. Çünkü Madrid ekibinin sağ kanadında etkili olan Reyes ve Agüeroyu durdurmak için Hakan Baltanın Canerin yardımına ihtiyacı olacaktır elbette.



GALATASARAY RUHU, PAYLAŞMAKTIR!


ATLETİCO MADRİDİN DEFANSI GALATASARAYIN OFANSI:

Madrid ekibinin ligde yediği gollerin analizi








Burada hemen göze çarpan nokta Savunma arkasına atılan toplar ve stoperler arasına atılan toplar. Madrid ekibinin bu golleri fazlaca yeme sebebi, tecrübeli ancak yaşlı olan stoperlerle defans kurgusunu önde kurup çizgi halinde oynuyor olmaları. Bundan yararlanmak için galatasaray'ın top paylaşımı bir hayli önem kazanıyor. Galatasaray bu top paylaşımda kesinlikle yerden ayağa hızlı paslarla oynamalı. Yani bu maç iki takım açısından da genellikle yerden ve ortadan oynanacak bir maç olacağa benziyor.

Galatasaray'ın bu handikaptan yararlana bilmesi için başta da belirtiğim gibi Elano Blumer'i oynatacağı yeri ve tabiki Elano Blumer'in performansı çok önemli.
Bu noktada yine 4-3-3 ün diziliş tartışmasına geliyoruz. Yukarda belirttiğimiz nedenlerden dolayı 2'li ön libero oynaması gereken Galatasaray'ın 2 seceneği kalıyor artık ya 2+1 oynayıp Elano Blumer'i orta sahaya yakın oynatmak, yada 4-2-3-1 dizlişinde oynayıp Elano Blumer'i forvet arkasında kullanmak.

Bana göre Frank Rijkaard burada ilk seceneği yani 2+1 oynayıp Elano Blumer'i orta sahaya yakın oynatmalı. Bunun nedeni Neil'in gelişi ve Servet'in yedeğe çekilmesiyle geriden daha iyi top kullanmaya başlayan takımda bu pas paylaşımına Ralph Elano Blumer'in de katılması gerekli. Zira Neil'in önünde top kulanma yönünde eksiklik yaşayan Sarp ve Topal ikilisi olacak. Bu durumda
Elano orta sahaya kadar gelerek rakip defansı delebilecek etkili paslar atabilir. Yada takımın top paylaşımı konusunda liderlik yapabilir. Eğer Elano forvet arkası gibi oynarsa önde oynayan Madrid defansı arasında kaybolabilir. Ayrıca orta saha ile forvet arasındaki pas paylaşımı sağlacak futbolcu olmadıdığdan da galatasaray sıkıntı yaşayabilir.



Kısacası Galatasaray takım ruhunu ortaya koyabileceği taktiği sahaya yansıttığı zaman, futbolcular ve tüm camia inandığı zaman, Metin Oktay ruhu ortaya çıktığı zaman, işte o zaman Vicente Calderona da bir tarih daha yazacak GALATASARAY..

14 Şubat 2010 Pazar

GALATASARAY ADASI


1872'de Sultan Abdülaziz tarafından Sarkis Balyan'a hediye edilen ada, bir dönem Sarkis Bey Adacığı olarak anıldı. Osmanlı döneminde, ünlü ressam Ayvazovski'nin kaldığı bu ada, 1914'lerden itibaren kömür deposu haline getirildi. Bir süre sonra şehir hatları vapurlarına yakıt sağlayan bir yer oldu. 1957'de Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Sadık Giz 150 TL karşılığında adayı satın aldı ve diğer üyelerin hizmetine sundu. 1957-1968 arası, Galatasaray Spor Kulübü Sutopu Şubesi'ne tahsis edildi. 2006'da eğlence yeri ve lokanta işletmecisi Mehmet Koçarslan'a 3 yıllığına kiralandı. İşletmeci, adanın üzerindeki tesislere "Suada" adını verdi.

Ada üzerinde faaliyetler
Galatasaray Spor Kulübü' nün bazı faaliyetleri ada üzerinde gerçekleştirilmektedir. Bunlardan birkaçı şöyle sıralanabilir:

Divan Kurulu Toplantıları
Özel Şampiyonluk Kutlamaları
Özel Tanıtım Toplantıları
Üyelere verilen özel yemekler

Adadaki tesisler
Kuzey bölümü davet alanı(azami 1500 kişilik)
Güney bölümü davet alanı(azami 1200 kişilik)
Gece Kulübü
3 ayrı lokanta
Bar(azami 800 kişilik)
Olimpik havuz

(kaynak: wikipedia.org)